Ara

Narko Terör

En son güncellendiği tarih: 8 Kas 2019

Siyasi ve ekonomik sorunlara yönelik hususlarda söyleyecek sözü olanlara uygun zeminler hazırlayan GRTC, 21 Ağustos 2017 tarihinde Ege Üniversitesi ve İzmir Uyuşturucu ve Bağımlılıkla Mücadele Derneği işbirliği ile Narko - Terör Çalıştayı düzenlemiştir.





NARKO TERÖR RAPORU

GRTC Küresel Araştırma Düşünce Merkezi 21/08/2017 İZMİR

üü

Narko Terör Raporu 1

www.grtc.org.tr

TAKDİM

Devletlerin birbiriyle savaşı günümüz dünyasında klasik ve geleneksel muharebelerden gittikçe farklılaşmaktadır. Enformasyon savaşları, asimetrik mücadeleler ve siber hücumlar revaç bulurken buna bir de narko-terör eklenmiştir.

Narko terör, bir toplumun genç neslini işlevsiz hale getirmek amacıyla sistematik bir biçimde uyuşturmaya verilen addır.

Ne yazık ki, uyuşturucu kullanımı çeşitli yöntemlerle yaygınlaştırılarak bağımlılığa dönüştürülmekte, küresel ölçekte kurulan pazar, kurbanlarını beklemektedir. Maalesef ülkemiz de sözünü ettiğimiz küresel uyuşturucu tezgâhının hedefinde yer almaktadır. Böylelikle dünyanın en genç nüfuslarından birine sahip olmakla övünen ülkemizin en önemli koz ve zenginliklerinden birisi elinden alınmak istenmektedir.

İnternet ve erişimin gelişmesi, uyuşturucu trafiğini yürüten çeteler, ucuza mal edilen plastik/sentetik uyuşturucuların yaygınlaşması ve devletlerin çeşitli nedenlerle bu kirli trafiğe göz yumması gibi nedenlerle küresel bir tehdit haline gelen narko-terör, ülkemiz gündeminde yer tutan önemli bir sorun haline dönüşmüştür.

Tüm bu gerçeklerden hareketle, ülke gündemine dair sosyal, siyasi ve ekonomik sorunlara yönelik hususlarda söyleyecek sözü olanlara uygun zeminler hazırlayan GRTC, 21 Ağustos 2017 tarihinde Ege Üniversitesi ve İzmir Uyuşturucu ve Bağımlılıkla Mücadele Derneği işbirliği ile Narko-Terör Çalıştayı düzenlemiştir.

Çalıştay, öncelikle uyuşturucu kullanımına zemin oluşturan sosyo-psikolojik unsurlara, aile, çocuk eğitimi, toplumsal kontrol mekanizmalarına ve ahlaki normatif değerlere dikkat çekmeyi amaçlamıştır. Uyuşturucu ile mücadeleyi mümkün kılacak polisiye tedbirler, bu mücadelede yer alan aktörlerin bilinçlendirilmesi ve başarı hikâyeleri de çalıştayın gündem maddelerini oluşturmuştur. Son olarak da konu ile ilgili öneriler tartışılmıştır.

Elinizdeki bu rapor çalıştayın ses dökümlerinden hareket edilerek kaleme alınmıştır.

Mustafa ÖNSAYGRTC Genel Başkanı

Narko Terör Raporu 2

www.grtc.org.tr

KATILIMCILAR

Abdullah CISTIR İzmir Romanlar Derneği

Alev AKTAŞ ASPİM Karabağlar SHM

Ali Alper UZUN İzmir Romanlar Derneği

Ali SAYDAM İzmir İl Emniyet Müdürlüğü

Aynur KARABULUT Ayık Yaşamda Buluşalım Derneği

Ayşe ÇAĞLAR İzmir İl Emniyet Müdürlüğü

Ayşe GÜLER Düzce A.S.P.B. İl Müdürlüğü

Berkay KÖFTECİ ASPİM Karabağlar SHM

Bilal YILDIRIM İzmir GHSİM

Bircan BİRKAN İzmir İl Emniyet Müdürlüğü

Burcu İÇACAN M.E.B. Sinoma Projesi

Burhanettin KANSIZOĞLU GRTC İzmir Koordinatörü

Bünyamin ERTEKİN İzmir Uyuşturucu ve Bağımlılıkla Mücadele Derneği

Deniz UÇAR Yeşilay M.E.B.

Derya Hülya ALKAYA İzmir GHSİM

Emel ALBOZKURT İzmir GHSİM

Enes ŞİMŞEK Hazreti Ayşe Derneği

Erol SARIÇAM İzmir ASPİM

Ertuğrul YETGİN İzmir İl Emniyet Müdürlüğü

Faruk ŞAHİN ASPİM ÇODEM

Fatih VARGELOĞLU Yeşilay M.E.B.

Fatoş ECER ASPİM Karabağlar SHM

Ferdi ULUDAĞ İzmir GHSİM

Filiz KURTOĞLU İKADDER

Hanzade TOSUN İKADDER

Hasan Hayri YAŞAR İzmir İl Müftülüğü

Hasan Hüseyin TAYLAN Sakarya Üniversitesi

Hüsamettin İNAÇ Dumlupınar Üniversitesi

İsa ÖZTÜRK Hazreti Ayşe Derneği

İsmail ÇOLAK İzmir İl Müftülüğü

Kemal AYDIN Türkiye-Hollanda Sağlık U.

M.Rasim KASAPOĞLU İzmir İl Müftülüğü

Mehmet TEPE Üsküdar Kaymakamlığı

Metin ÖZÇERİBaşbakan Danışmanı

Muharrem GÜLİzmir İl Müftülüğü

Mustafa ÖNSAYGRTC Genel Başkanı

Mustafa ÖZDEMİRMehir Vakfı Başkanı

Ömer MEYDAN Düzce Müftülüğü

Recep YAĞCIOĞLU İzmir ASPİM

Suzan YILDIRIM İzmir İl Müftülüğü

Süleyman PEKGÖKÇEN Hilal Mahallesi Muhtarı

Şecaattin ZENGİNOĞLUEmekli Başbakanlık Müşaviri

Şule SAYIN M.E.B. Sinoma Projesi

Tolga ŞENTÜRK Katip Çelebi Üniversitesi

Tuncay YILMAZ ASPİM Karabağlar SHM

Veysi AKIN Trakya Üniversitesi

Y.İrep DOĞAN İzmir ASPİM

Yahya Mustafa KESKİN Abant İzzet Baysal Üniversitesi

Yusuf GENÇ Sakarya Üniversitesi

Zeki YÜNCÜEge Üniversitesi (EGEBAN)

Zeynep ALÇELİK Düzce Halk Sağlığı Müdürlüğü

Zeynep BÜDÜNİzmir İl Müftülüğü

Zeynep SOFUOĞLUİzmir İl Sağlık Müdürlüğü

TEŞEKKÜR

Küresel Araştırma Düşünce Merkezi olarak

21 Ağustos 2017 tarihinde İzmir’de düzenlediğimiz

“Narko Terör” başlıklı çalıştayımıza katkıları ile destek veren

Ege Üniversitesi Rektörlüğü’ne,

İzmir Uyuşturucu ve Bağımlılıkla Mücadele Derneği’ne

teşekkür ederiz.

Ayrıca katılımları ve katkılarından dolayı

İzmir İl Emniyet Müdürlüğü,

İzmir İl Müftülüğü,

İzmir İl Sağlık Müdürlüğü,

İzmir Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü,

Düzce Valiliği

Üsküdar Kaymakamlığı

yetkililerine,

muhtarlarımıza,

sivil toplum kurumu temsilcilerine

teşekkür ederiz.

Narko Terör Raporu 3

www.grtc.org.tr

İçindekiler Tablosu

TAKDİM .............................................................................................................................................................................. 1

KATILIMCILAR ..................................................................................................................................................................... 2

I-BİR TERÖR BİÇİMİ: “NARKO TERÖR” ........................................................................................................................... 4

II-GÖZLEMLER ................................................................................................................................................................ 5

III-UYGULAMALAR .................................................................................................................................................... 14

1-İZMIR SOSYAL HIZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜ ................................................................................................................. 14

2-ÜSKÜDAR KAYMAKAMLIĞI .......................................................................................................................................... 15

3-DÜZCE VALILIĞI........................................................................................................................................................... 17

4-AYIK YAŞAMDA BULUŞALIM DERNEĞI (AYBUDER)– AYNUR KARABULUT .............................................................. 23

5-HZ. AYŞE İLIM VE KÜLTÜR DERNEĞI – ENES ŞIMŞEK.................................................................................................. 25

6-TÜRKIYE HOLLANDA SAĞLIK VAKFI -DR.KEMAL AYDIN ............................................................................................ 26

IV-TESPİTLER VE ÖNERİLER ....................................................................................................................................... 27

1-TESPİTLER ................................................................................................................................................................ 27

2-ÖNERİLER ................................................................................................................................................................. 29

Narko Terör Raporu 4

www.grtc.org.tr

I-BİR TERÖR BİÇİMİ: “Narko Terör”

Ülkemizde ilk kez uyuşturucu meselesi “Narko Terör” başlığı altında bir çalıştaya konu olmuştur. İçerik olarak NARKO TERÖR kavramı geldiğimiz noktada hem tek tek bireyler için hem de ülkemiz ve milletimiz için hayati önem arz etmektedir.

Terör kavramı; insanı, toplumu ve devleti dehşete düşüren, çaresiz bırakan, güvenliğini tehdit eden birtakım faaliyetler olarak değerlendirilebilir. Dolayısıyla biz en başta bir güvenlik problemi ile karşı karşıyayız. Güvenlik kavramını daha geniş anlamda değerlendirmek gerekirse insanın sadece fizyolojik anlamda değil, psikolojik olarak da güvende olması ruh ve beden olarak bunu hissetmesi önemlidir.

İnsanın her anlamda güvenliğini tehdit eden olay örgülerini terör olarak nitelendirmek mümkündür. Uyuşturucu konusunun bir terör olarak nitelendirilmesinin birçok nedeni mevcuttur. Günümüzde bazı devletler uyuşturucuyu bir politika olarak kullanmaktadır. Uyuşturucu, bazı devletler tarafından demografik unsurları yeniden şekillendirmenin bir enstrümanı olarak görülmektedir. Küresel anlamda oluşturulan uyuşturucu pazarının, ekonomik faaliyetlerin -çok kirli de olsa- kendi içinde birtakım kurallarının olduğunu görüyoruz. Bir şekilde ihmal edilen, ötekileşen genç insanların kullanıldığı bir süreci görüyoruz.

Temelde bakıldığı zaman bu sorun sadece polisiye uygulamalar ile çözülebilecek bir konu değildir. Hem insanları uyuşturucuya iten sosyo-politik hem de sosyo-psikolojik bir alan var. Öncelikli olarak bu ortamın nasıl oluştuğunu analiz ederken, ardından bu ortamın nasıl çözümlenmesi gerektiğini tartışmamız gerekir. İnsanları bu ortama iten ve bağımlılığa düşüren nedenleri görmemiz şarttır. Bu süreci etkileyen iç ve dış etkileri beraberce ele alırken, insanların psikolojik ve manevi durumları da göz önüne alınmalıdır. Bir de harici etkiler olarak dış dünyanın zorlaması ve bununla ilgili politikaların dayatılması söz konusudur.

Maalesef bugün savaşlar meydanlarda ya da ateşli silahlarla yapılmıyor. Günümüzde siber savaşlardan, enformasyon savaşlarından bahsediyoruz ki uyuşturucu da bu unsurlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.

Narko Terör Raporu 5

www.grtc.org.tr

II-GÖZLEMLER

Bu bölümde çalıştay katılımcılarının gözlemleri yer almaktadır. Rapor okuyucularına katılımcıların gözlemlerini herhangi bir süzgeçten geçirmeden sunmaktadır. Herhangi bir hukuki sorumluluk doğmaması için konuşma sahiplerinin isimlerine yer verilmemiştir.

Eski Bağımlı

“İzmir’in en kötü mahallelerinin birinden geliyorum. Mahalleye girdiğiniz an uyuşturucu kokusu burnunuza gelir. Ailevi sorunlarım oldu, en çok ailemin etkisi oldu bu süreçte. Babam bizi bırakıp gitmişti, benim mücadele etmem gerekiyordu. Bir gün internet kafede otururken bir arkadaşım geldi ve onunla gitmemi istedi. O gün esrara başladım. Herkes içiyor diye bende de bir özenti başladı. 15-16 yaşlarındaydım. İlk kullandığımda çok öksürdüm yanımdakiler öleceğimi sanıp kaçtılar. Ben de öleceğimi sandım. O günden sonra hayatım değişti. Ortamlarda herkesten daha iyi içeyim, herkesten daha iyi güleyim, daha iyi kendime kesik atayım diye düşünürdüm. Bir gün mahalleye bonzai getirdiler. Daha önce hiç tatmadığım, görmediğim bir şey. Ben bonzai içmediğim için beni aşağıladılar. Bir hafta sonra ben de başladım. Parasızlıktan sokağa bile çıkarmıyordum. Denemem için verdiler, kullandım sanki bitkisel hayata girdim hiçbir şey düşünemiyordum. Çok rahattım. Çok güzel bir şey olduğunu düşündüm. Bu şekilde başladım, ilerledikçe çalışamaz, işe gidemez hale geldim. Pişmanım tabi. 2 yıl önce bıraktım. 7 sene boyunca uyuşturucu kullandım. 7 yılın 2 yılı sadece bonzai kullandım. Uyuşturucu kullananların hepsi kurtulmak istiyor. Çınartepe’ye gidiyorum bazen gelip sarılıp ağlıyorlar, kurtulmak istiyoruz diye.”

STK Temsilcisi

“… Bağımlıların kimileri canıyla kimileri ise malıyla bedel ödüyor. Bundan 3 ay öncesinde Kadifekale’de bir torbacı, esnaf arkadaşlardan edindiğimiz bir bilgiye göre bir müşteri gelmiş ve elindeki tüm eşyaları satmış, uyuşturucuya ne verebilecek miktarda parası var ne de malı var. Uyuşturucu tezgâhına nikâhlı 2 çocuk annesi kendi eşini getirmiş.”

Narko Terör Raporu 6

www.grtc.org.tr

Mahalle Muhtarı

“Bizim mahallemiz istatistiklere göre en çok uyuşturucu satan yer ve gittikçe çoğalıyor. Çünkü para kazanmanın en kolay yolu bu, kimse işe gitmiyor. Emniyet ne kadar tedbir alsa olmuyor. Mahallede yaşayamaz hale geldik. Ben uğraştığım için iki sefer kurşunlandım, arabam da kurşunlandı. Altı yaşındaki çocukların eline uyuşturucu veriyorlar, sattırıyorlar. Günde yüz kişi muhtarlığın önünde düşüyor, bayılan bayılana ayılan ayılana… Mahalleye 2000 kişi gelsin, bunlardan 1990 tanesi uyuşturucu almaya geliyor. 500 taksi gelsin, bunlardan 500’ü de uyuşturucu almaya geliyor. Benim mahallemde çok kolay uyuşturucu satılıyor. Buna acil olarak bir tedbir alınması gerek. Mahalle gittikçe bitiyor. Emniyet uğraşıyor ama olmuyor. Günde 3-5 bin para kazanıyorlar. Bir vatandaş bana dedi ki ‘Muhtarım uğraşma. Bizim yerimiz cennetlik. Biz ağrı kesici satıyoruz.’ Bizim mahallemizde bunu romanlar yapıyor. Ticareti aile olarak yapıyorlar. Emniyet sıktığı için artık 6-7 yaşındaki çocuklar aracılığıyla satıyorlar. Sabah 6’da işe giden kadınları durdururlar; elindeki poşetleri zorla alırlar. Tehdit ediliyorum. Bir gün kör kurşuna gideceğim.”

Mahalle Muhtarı

“Bizim mahallemiz İzmir’in en eski mahallelerinden. Bizim mahallede 100 senedir uyuşturucu var. Esrar içiyor eskiler. Geleneksel olarak tüketiliyor. Şu an biz esrara iyi diyoruz. Sentetik uyuşturucu jamaika, bonzaiden son 10 senede bir ton evladımızı kaybettik. jamaika bonzaiden belki de adını bilmediğimiz daha büyük sorunlarımız var. Bazı tıbbi ilaçlar (xanax, …) daha çok yayılıyor. Bunun yaşı 9-10’a indi. Bu ağrı kesicileri kasti olarak alıyorlar. Şu anda bunları satıyorlar. Belki çocuklarımız bonzaiden tedavi görüyor, tedavi kabul edip yatıyorlar ama çocuklar çıkıyor; 10 gün mücadele ediyor, 10 gün sonra tekrar bu ilaçları içiyor. Devletin buna el atması gerekir. Çünkü reçeteyle bunlar alınıp satılıyor. 2-2.5 liraya bu ilaçları satıyorlar. Şu anda bunu karılarımız-kızlarımız içmeye başladı. Son açılan narko timler çok güzel çalışıyor, onlara teşekkür ederiz. Biraz önceki muhtarın söylediği gibi bize de 400-500 taksi geliyor. Bizim mahallede bu işi yapanların geneli Roman değil doğu kökenli insanlar. Normalde bir baskın yapılacağı zaman bizim de başlarında olmamız gerekiyor. Biz kaymakamlıktan izinli olarak gitmiyoruz. Normalde biz olmadan kapıyı açamazlar. Ama ben onların başında durduğum zaman “muhtar bizi ispiyonladı” olarak algılanıyor. Benim de evladım var. Gittiğim zaman pompalı silahlarla gelip tehdit ediliyorum. Devlet arkamızda olmasına rağmen can güvenliğimiz olmuyor. İnsanlar korkuyor biz bile korkuyoruz. Bunlar en son 20 yaşındaki Cihan kardeşimizi iki sene önce öldürdü. jamaikacı dört tane aile var böyle; birisini 3000 kişi birleştik evlerini yıktık yaktık. Devlette arkamızdaydı ne soruşturma açabildiler ne bir şey yaptılar. Bir sene sonra yine birisi öldü. Bundan beş gün önce çok güzel bir operasyon yapıldı ve 30 kişi tutuklandı. Çocuklarımız uyuşturucu tedavisine başladıktan sonra içmiyor. Sonra içmeye başlıyor, babasının cebinden para çalıp bir şekilde buna ulaşıyor. Tedaviye başlayıp 10 gün sonra çıkıyorlar. Sonra tekrar başlıyorlar”

Narko Terör Raporu 7

www.grtc.org.tr

STK Temsilcisi

“Sosyolojik altyapının getirdiği durumlar sonucunda Roman mahallelerinde ciddi oranda geçtiğimiz yıllardan çok daha fazla uyuşturucu kullanımı vardır. Benim küçüklüğümde halk arasındaki tabirle racon bilen abilerin gizli gizli yaptığı az bir kimsenin bildiği bu işler artık 9-12 yaş grubuna kadar düştü. Eğlence amacıyla başlanan bu işler ilerleyen zamanlarda travmatik ve sosyolojik olumsuz sonuçlara yol açıyor. Dolayısıyla uyuşturucu konusunda Roman mahalleleri en çok etkilenen bölgelerden biridir. Adam ayrımcılığa uğruyorsa, hem toplumsal hem de mekânsal kriminilize ediliyorsa, Roman toplumu işe alınmıyorsa ve hem yoksul hem de Roman olduğu için ayrımcılığa uğruyorsa toplumsal sorun var demektir. Bir tane kardeşimiz benim yakama yapıştı. Alnı secdeye gelen bir çocuk. Dedi ki “başkanım! Beni tanıyorsun. Ben namazında niyazında bir arkadaşınızım.” Şu şeyi cebinden çıkardı. “satmasam süt alamayacağım çocuğuma” dedi. Bu yüzden “kurtar” dedi. Anneler gizli gizli ağlaşıyor. Kimse bağıramıyor. Bu mahallede sentetik uyuşturuculardan ölümler başladı. ”

STK Temsilcisi

“Sözü edilen insanlar bu alanı geçim kaynağı görüyor ve buradan gelir elde ediyor. Biz bu alanda bir çalışma yaptık. Bir vatandaş evinin camını verene uyuşturucu yetiştirilen saksı veriyor. Ve o madde onun geçim kaynağı. Bu çevrede kolluk kuvvetlerince çalışmalar yapılıyor. Tehdit oluşturanlarla karşı karşıya kaldıklarında bu işi yapanlar “ne olur beni engellemeyin bu benim hac param” diyor. O maddeyi satacak ama amacı hacca gitmek, tabi gelir elde etmesi gerekli. Uyuşturucu gelir kaynağı olarak görülüyor ve günahı olmayacağını düşünüyor.”

STK Temsilcisi

“Muhtarımızın dediği gibi artık ailelerimiz esrar kullanımını normal sigara gibi görüyor. Çocuklarımız, evlatlarımız esrar içsin de bonzaiye, sentetik uyuşturucuya bulaşmasın diye feryat ediyor. Bunun gibi örnekler çok ama gündemde en çok bonzai ve jamaika bizim bulunduğumuz semt ve çevresinde bu sentetik maddeler kullanılıyor. Basmane ve civarında son bir sene içerisinde en az 13-14 genç kardeşimizi bonzaiden kaybettik. Bonzainin her bir içimi ölüm riski, her bir dumanı ölüm riski. Bir seferde bir şey olmayabiliyor ama ikinci, üçüncü sefer yine ölüm riski taşıyor. Eğer bu ölüm tribine girmesi durumunda yanında birisi yoksa çok zor kurtulabiliyor. Kan dolaşımı hızlanıyor, kalp atışı hızlanıyor ve kalp krizini tetikleyen süreçle birlikte gencecik kardeşlerimizi kaybediyoruz. Bu durum sadece İzmir’de değil, Türkiye genelinde de kaybettiğimiz kişiler hep genç kardeşlerimiz. 15-19 yaş sınırları arasındaki genç kardeşlerimizi bonzaiden kaybetmekteyiz. Ama şu var ki yanan ciğer bizim ciğerimiz olmadığı için sizleri tenzih ediyorum genel manada akıtılan gözyaşları bizim annelerimiz olmadığı için, biraz bu işlere kör, biraz bu işlere sağır kalmaktayız. Lakin o annelerin feryadını duyduğumuz zaman biraz inanç sahibiysek o annelerin feryatlarına kulak vermek durumundayız. Gerek emniyet güçleri gerekse sivil toplum kuruluşları olarak bu feryatlara kulak vermeliyiz.

Narko Terör Raporu 8

www.grtc.org.tr

STK Temsilcisi

“Mahalleye 2 sanatçı getirilip bir eğlence yapıldığında Roman sorunun çözüleceği sanılıyor. Bu konuda sosyal devletin tüm unsurları eşit derecede sorumludur. Sonuç olarak çocukların okula devamsızlığı ile madde bağımlılığı arasında çok girift bir ilişki vardır. “

STK Temsilcisi

“Türkiye genelinde uyuşturucunun en yaygın olduğu il belki de İzmir’dir. Tabi bunun nedeni emniyetin iş yapmaması değil, tam tersi son günlerde bu işin sayısal verilerinin artması İzmir emniyetinin daha çok iş yaptığını gösteriyor. İnsanlar da sanki emniyet iş yapmadığı için artış olduğunu düşünüyor, ancak tam tersi bir durum var ve emniyet iş yaptığı için bunlar ortaya çıkıyor. Tıbbi müdahaleyle ilgili bu konuda kayıt tutulmuyor olması, emniyetin bu alanda tedbir alması gerektiğini gösterebilir. 2 ambulans şoförü görüştüm dedim ki; nedir yani siz arazidesiniz sokaktaki bu tür ihbarlara siz gidiyorsunuz, birisi dedi ki; günlük karşılaştığımız vaka sayısı 15, diğeri dedi ki; günlük vaka sayısı 10’un altına hiç düşmedi bazen 20’ye çıkıyor. Her ihbarda bonzai, jamaika tarzı sentetik uyuşturucu kullanan sokakta kendinden geçen gençlerin alıp götürülmesinden bahsediyor. Biz şimdi 2 tane ambulans şoföründen örnek verdik. İzmir’de bu şekilde 112 acil servise bağlı onlarca ambulans görev yapıyor. Peki dedim bunlarla ilgili nasıl bir işlem yapılıyor? Ne yapıyorsunuz? Bunlarla ilgili kayıt alıyor musunuz? Hayır dedi, hastane kayıt altına almıyor. Biz size günlük gelen vakaları bir şekilde iletebiliriz yani bize bilgi lazım sokakta ne oluyor günlük gelen vaka sayısını merak ediyoruz dedik. Biz size gayri resmi bilgi veririz ancak ismimizi yayınlamamanız kaydıyla dediler.”

STK Temsilcisi

“Madde bağımlılığın 2 türlü etkisini görmekteyiz. Birincisi suça itme durumu, ikincisi suçu işlemiş olanların ailelerinde yarattığı tahribat. Madde bağımlılığının temelinde bir ümitsizlik var, hayata tutunamama durumu var. Onun için olayın hem kriminolojik boyutu hem de çok ciddi sosyo-politik boyutları var. Dolayısıyla sorun, toplumun genelini ilgilendiren bir durumdur. Madde bağımlılığı toplumumuzca tepki gösterilen durumlardandır. Lakin bireylerin ve ailelerin bu süreci atlatamaması onların yeniden uyuşturucuya yönelmesine neden olmaktadır.”

Narko Terör Raporu 9

www.grtc.org.tr

STK Temsilcisi

“Emniyet bu konuda çok sayıda suçlu yakalıyorsa bu emniyetin başarısı değil, bizim başarısızlığımızdır. Emniyetin yapıp yapamadıklarından ziyade STK’ların nasıl yol izleyeceğini ele almak gerekiyor. Toplum bu konuda duyarlı değil. İşverenlerde bağımlıların hayata kazandırılması konusunda çekince var. Yarı yarıya maaşları konusunda destek vermeyi teklif etsek bile işe almak istemiyorlar. Örneğin; bana gelen bağımlılardan ikisi imam çocuğu, 4 tane kız çocuğunun babası öğretmen, ama toplum duyarlılığı çok düşük ve kimse kendi çocuğunun başına gelebileceğini düşünmüyor.”

STK Temsilcisi

“Uyuşturucu ile mücadelede kendilerini değerli hissettirmek ve yeteneklerini keşfetmelerini sağlamak çok önemli. Bir çocuğu umreye yollamak istediğimizde beş bin lirayı hemen toplayabiliyorken, sportif faaliyetlerde bulunabilmek için bin lirayı bile toplayamadığımız bir toplumdayız. Toplum olarak bu konularda çok gerideyiz. Özellikle gençler maddeye ulaşmadan bu durumları önleme çalışmaları yapmalıyız. Bağımlı olduktan sonra işimiz çok daha zorlaşıyor.”

Kamu Görevlisi

“Bağımlı Danışma Birimlerinde gönüllü olarak görev aldım. Onların hayat hikayelerini dinlediğimde çoğunluğun ortaokulda başladığını gördüm. Tabi burada madde bağımlılığını başlatan masum olarak bilinen sigaradır. Sonra sıra esrara geliyor. Ama şu anda ise bağımlılar kafa yapan bonzai ile başlıyorlar. Daha ucuz ve daha çabuk erişilebilir bir madde olduğundan bonzai tercih ediliyor. Sağlığa ciddi zararlar veriyor.”

STK Temsilcisi

“Madde kullandıktan sonra AMATEM’e gönderdiğimiz bir bağımlı diğer maddeleri de kullanıp oraya gelmiş bağımlıların yanında diğer maddeleri de öğrenmiş oluyor. AMATEM çevresinde çok torbacı bulunuyor. Çünkü torbacı kaynağının nerede olduğunu biliyor. AMATEM’de herhangi bir maddeden tedavisi bitmiş birisi başka madde kullanmak üzere arayış içine giriyor. Öncelikle AMATEM’in değiştirilmesi gerekiyor. Her türlü madde kullanan bağımlı bir arada olmamalı.”

Narko Terör Raporu 10

www.grtc.org.tr

Kamu Görevlisi

“Bize gelen yedi yüz başvurudan üç yüz tanesine tedavi zor geldi, maddeye geri döndüler. Ama en az iki yıl sistemli devam edenlerle böyle bir sorun yaşanmadı. Bununla beraber tedavi olurken iki yıl sürecinde eski ortamına, maddeyle ilgili bir ortama düşerse bağımlılığa devam etme oranı yüksek. Şeker hastalığı gibi kontrol altında kaldığı sürece maddeden uzak kalınabilir. Ama kontrolden çıkarsa tekrar maddeye dönme riski var.”

Kamu Görevlisi

“Bize gelen bağımlıların çoğu insani yetilerini kaybederek geliyor. Örneğin; sifon çekmek ne demek onu bile bilmeden geliyor. Yaşamdan tamamen kopmuş ve sekiz yıldır madde kullanıyorsa, o sekiz senesi yok gibi. Yaşama dair tamamen her şeyi unutmuş, nerede ne yapacağını bilemez hale gelmiş. Bir insanı sıfırdan yetiştirmeye çalışıyoruz. Bunun için maddeye geri dönüşü önleme çalışmaları mutlaka olmalı.”

Kamu Görevlisi

“Ben vatandaş olarak endişe ediyorum. Yani bu sorunu baştan engelleyemez miyiz, bu trafiği engelleyemez miyiz, işi başından çözemez miyiz? Az önce arkadaşın da belirttiği gibi Allah korkusu olup sığınanlar var; şimdi kalbinde Allah korkusu taşımayan birçok gencimiz var. Şunu da ifade edeyim; geçen gün bir caminin imamı aradı ve dedi ki: Üçtüler dört oldular camiye giremiyorum, korkuyorum, ben napayım?155’i ara dedim. Ben bir yeri suçlamakta değilim. Yani bu nasıl bir durum? Nerede satıcı varsa suçu biri diğerine, öbürü ötekine suç atıyor. Ben camide vaaz veriyorum uyuşturucunun zararlı kötü bir şey olduğundan bahsediyorum. Mesela ben Manavgat’tan geliyorum Manavgat’a uyuşturucu girişini nasıl önleriz?”

Kamu Görevlisi

“Ben de Antalya’dan geldim, örnek verecek olursak babasını yakalıyorsunuz oğlu satıyor. Oğlunu cezaevine atıyorsunuz çocuğu başlıyor, çocuğunu cezaevine atıyorsunuz, kadın başlıyor, nine başlıyor. Tüm aileden aynı suçtan 25 kişi cezaevinde. Geçtiğimiz günlerde ilk kez Türkiye’ye Çanakkale’den deniz üzerinden esrar sevkiyatı yakalaması yapıldı. Türkiye’ye esrar girişi görülmüş bir şey değil. Doğu ve Güneydoğu’da terörle mücadele yapılıyor ve terörün en büyük finansman kaynaklarından biridir uyuşturucu. Artık Türkiye’ye girme noktasında farklı farklı yollar deneniyor. Terörle yapılan mücadele orada yapılan uyuşturucu ekimini bitirdi. Şimdi Ülkeler eliyle yapılan uyuşturucu özellikle esrar girişi var. Bakıldığı zaman sadece satıcı kısmını incelersek bu da bir rant işidir. Muhtarlarımız bilir iki yıl önce hiçbir şeye sahip olmayan birinin şuan BMW’ye sahip olması rantın boyutunu gösteriyor. Geçim kaynağı olarak kabul ediliyor; çalışarak kazanmak yerine uyuşturucu satayım geçimimi sağlayayım gözüyle bakılıyor.”

Narko Terör Raporu 11

www.grtc.org.tr

Kamu Görevlisi

“Emniyetin uyuşturucuyla mücadele konusundaki müdahale alanımız belki de %10’u bile oluşturmuyor. Uyuşturucuya sokakta ulaşılmaması için yoğun mücadele gösteriyoruz. Narko timlerin kuruluş amacında şu var; siz onlarca adamı yakalayabilirsiniz ama vatandaş gözünde sokakta satılmasını engelleyemiyorsanız yakalamış olduğunuz adamların bir önemi yok. Bu kapsamda biz narko tim olarak motor sayımızı artırdık. Bunun sonuna doğru ilerleyen süreçte valilikten bir talebimiz oldu. Motor sayısı 30 civarında. 50’ye kadar çıkarmayı hedefliyoruz. Bunun dışında sokaklarda uyuşturucuya ulaşılmasını engellemek için periyodik yoğun çalışmalarımız var. Ama tabi bunlar yeterli mi? Yeterli değil.

Emniyet bu işin %10’luk kısmında etkilidir. Geri kalan %90’lık kesimi aileden arkadaş çevresine kadar, okuluna kadar; eğitim seviyesine, sosyolojik, psikolojik sebepleriyle incelemek lazım. İzmir’de bu soruna yönelik ciddi mahiyette bir sonuç çıkar. Tabi İzmir’in yapılanması, kentleşme tipi suçu bünyesinde barındırıyor. Bazı bölgelerde araçlar sokaklara giremiyor. Evden eve geçişler var. Metruk binalar, suç odağı haline gelmiş mahalleler var. Buna yönelik de topyekûn mücadele edilmeli. Böylelikle emniyet mücadelesiyle sınırlı kalınmamış olur. 2015’te yapılan düzenlemelerle uyuşturucu suçundaki cezalar artırıldı. Tabi cezaları artırmak; toplumsal açıdan bir farklılık yaratamıyorsa bir işe yaramıyor. 2016 yılındaki verileri 2017’yle kıyasladığımızda hem kullanımda hem de tutuklu ve gözaltına alınanların sayısında artış gözlemleniyor.

Uyuşturucu istatistiklerine bakarak bu sorun açıklanamaz. Cezaların caydırıcılığı artırıldı. Cezalar 8 yıldan 10 yıla çıkarılıp okullara 200 metre yaklaşmama cezası getirildi. İlk önce ailenin bilinçlendirilmesi gerekir. Okula giden çocukların sigaraya karşı bilinçlendirilmesi önemlidir. Aile sigaranın zararlı olduğunu söylemesine rağmen sigara kullandığı için etkili olmuyor. Çevredeki herkes kullanıyor, market çalışanı, büfeci içiyor. Çocuk da demek ki sigara sağlığa zararlı değil diye düşünüyor. Normalde çocuklara eğitimi verebiliyorsun ama devamını getiremiyorsun. İlaçların da reçetesiz veya merdiven altı satılmasında da ceza uygulanıyor. Uyuşturucu içene de ceza uygulanıyor ama ilk yakalanmasında denetimli serbestlik ya da tedaviye yönelik yasalar uygulanıyor, cezai işlem daha çok satana uygulanıyor. İlk kez uyuşturucuyla yakalanmışsa kullanıcıyım diye beyanda bulunmuşsa dava açılıyor, yargılama yapılıyor. Ceza denetimine gidiyor ya da denetimli serbestliğe gidiliyor, bağımlılık düzeyindeyse tedaviye gidiliyor. “

Kamu Görevlisi

“Kurulan bağımlı danışma birimlerine gelen 27.06.2016 tarihinden itibaren Üsküdar’da bir yıl içinde 260 başvuru olmuştur. Çalıştığım kurum itibariyle bize ulaşmayan veya başvurmayan kişiler ve ailelerle alakalı kesin bir sayı veremem, ancak kendini gizleyen başvurmayan kişiler toplum nezdinde mutlaka vardır. Bize başvuranlar genel itibariyle artık kendini gizleyemeyip iyice ortaya çıkan göz önüne gelen çok uzun yıllar uyuşturucu kullanıp aile içerisinde sorunlar yaşayarak başvuran kişilerdir. Bu kişiler toplum içerisinde işlevini kaybedip herhangi bir işle meşgul olamayacak hale gelen kişiler. Belirttiğim rakamın çok daha fazlası mevcut olabilir.”

Narko Terör Raporu 12

www.grtc.org.tr

Kamu Görevlisi

“Kolluk birimleri olarak 2016 yılında 10.555 olaya müdahale edilmiş. Bu, 2015 yılına göre %23.26’lık bir artışı gösteriyor. 2016-2017 bakıldığında 5 yıllık veriler değerlendiriliyor. 2017 de ise %38.41 şeklinde bir artış var. Bunlar olay sayısındaki veriler sadece. 2017 yılına gelindiği takdirde aynı dönemde 2016 ile kıyaslandığında sadece şubemizde %28’lik bir atış oranı var. Diğer il genelinde bakıldığında ise 8.138 olay sayısı var. Bu sayının 2016 aynı döneminde 5.491 olduğu görülüyor. Yani %48’lik bir artış var. Bu rakamlar bizim işlem yaptığımız kişilere ait. Aslında müracaat kısmı şöyle oluyor. Bir anne mesela oğlu ilk kullandığında gelmiyor, artık çaresiz kaldığında bize geliyor. Diğer kurumlarda bir çare bulamadığı ve hastanede tedavi ettiremediği takdirde bize geliyor ve tutuklayın onu diyorlar. Ama dediğimiz gibi 91. madde gereği ilk işlemde serbest bırakılırlar. Bu, devletin sen hata yaptın ama bana geldin kendini düzelt diye uyarma şeklidir. Sonraki yakalanmalarda bu savcılık ya da mahkeme kararıyla uzatılabilir. Tabi cezai yaptırımı da uygulanabilir.

Sayısal veriler yukarıdaki karar alan mekanizmanın haberdar olması için gerekli olan şeyler. Bize gelen ihbarlar neticesinde biz %56 başarı sağlamışız. Ama bizim kurumumuza bir anne gelip de benim çocuğuma ne yapılabilir dediği zaman bu başarılar %56’ymış %90’mış hatta %200 olabilir ama bir anlamı olmuyor. Aslında belki de yüzdelik ve sayılara atıfta bulunulmamasının nedeni bu. Dediğiniz gibi teorik olarak bir rapor hazırladığımızda bize yön vermesi açısından sayılar önemli ama sayılar anne feryadı yanında küçük kalıyor.”

Akademisyen

“2012-2013 yılların da Kocaeli’de 14-22 yaş arası hem ortaokul hem de liseler de 1100 gence ulaştık. Bağımlılığın etkisi altındaki gençler projesi ile sadece madde bağımlılığını değil teknoloji bağımlılığı ve bunun yanı sıra sigara ve alkolü de içine alarak araştırma yapmaya başladık. Kocaeli’de liselerde sigara içme oranı %28, alkol %18, %3.6 da uyuşturucu madde kullanım oranı. Daha çok parçalanmış ailelerden bağımlılık oranları ise çocukların %39’u sigara kullanıyor, %31’i alkol kullanıyor, %2.5 oranında da madde kullanımı var. Ailelerin haberlerinin olmama oranları ise %10 civarında. Haberi olup da onaylayanlar var ancak çoğunun haberi yoktur. Bu madde kullanımında ise % 15 civarında tıbbi destek almak istiyorlar. Tabii ki % 4 oranı kulağa az gibi geliyor, lakin bir birey olsa bile sonuçta bir gözyaşı bir derdi ifade etmektedir. %99 olsa da aslında tehlikeli %1 olsa da…”

Narko Terör Raporu 13

www.grtc.org.tr

Akademisyen

“Sakarya’da sadece liselerde 470 öğrenci ile 2015 yılında yaptığımız çalışmanın bulgularına göre; Sakarya’da bağımlılık oranları sigara kullanımı %33, alkol kullanımı %23, madde kullanımı %2,5 olmuştur. Parçalanmış ailelerde ise 100 aileden, sigara kullanımı %53, alkol kullanımı %35’tir. Bir diğer çalışmamız ise Romanlar’da madde bağımlılığı idi. Mahalleleri gezerek burada daha çok çocuklar üzerinde bir çalışma yaptık. 275 Roman çocuğuna ulaştık ve daha çok 12 ile 22 yaş arası gençler vardı. Sigara kullanımı %56, alkol kullanımı %27, madde bağımlılığı ise %8,5. % 30’unun ailesinin sigara içtiğinden, % 18’inin alkol kullandığından, %13 ünün de madde kullandığından haberi yok. Ancak tıbbi konuda çok fazla talep var. Yüzdelik üzerinden %80’ni sigara konusunda destek talep ediyor. Alkol kullananlarda ise bu oran % 76 civarında ve hocam yardım almak istiyorum diyor. Madde kullanımında ise % 64 oranında tıbbi talepte bulunuyorlar. Yaşadıklarını düşünerek madde konusunda daha az bir talep oluşuyor ve hayatının çok kötü olduğunu ve bunun sayesinde rahatladığını düşünüyor.”

Narko Terör Raporu 14

www.grtc.org.tr

III-UYGULAMALAR

Bu bölümde kamu kurumlarının ve STK’ların bazı örnek uygulamaları yer almaktadır.

1-İzmir Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü

Sosyal hizmetler olarak madde bağımlılığı ile ilgili öncelikli olarak büyük şehirlerde merkezler açmak suretiyle yürüteceğimiz bir projemiz mevcut. En kısa sürede İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere merkezlerimizi açacağız.

Bu merkezlerde birçok alanda kişiler çalışmalarda bulunacak. Madde bağımlısı olan kişilerin destek görmesi veya aile bireylerinden madde bağımlılığı yüzünden hapse düşmüş ailelerin mağduriyetlerini gidermeye yönelik projemiz en kısa zamanda İzmir’de faaliyete geçecek. Bu projemiz öncelikli olarak Sosyal Hizmetler ve MEB destekli yürütülecektir. 0-18 yaş arası gençlerin madde bağımlılığına karşı okul hayatlarına entegrasyonunu sağlamak ve toplum içerisindeki yaşantılarını normalleştirmek üzere çalışılacağız. 18 yaş üzerinde ise hem madde kullanımı hem de madde temini gibi suçlardan sorumlu olan bireyler ve ailelerin toplumdan dışlanmasını engelleyerek iş hayatına entegre olmasını sağlayacağız.

Madde bağımlılığı toplumumuzca tepki gösterilen konulardandır. Lakin bireylerin ve ailelerin bu süreci atlatamaması onların yeniden uyuşturucuya yönelmesine neden olmaktadır. Sosyal Hizmetler olarak madde bağımlılığı ve temini konusunda hapse girip çıkmış kişilerin iş bulmasına yardımcı oluyoruz. İzmir’de Sosyal Hizmetler olarak şu an itibariyle 5 tane merkezimiz mevcut ve bu merkezlerimiz genel itibariyle en çok sorun yaşanan yerlerde bulunmaktadır. Bunlara ek olarak Menemen’de bir merkez açma hazırlığındayız. Madde bağımlılığı farklı suçlara ve toplumsal huzursuzluğa da neden olmaktadır. Aile parçalanmaları ise en çok karşılaştığımız sonuçlar arasındadır.

Narko Terör Raporu 15

www.grtc.org.tr

2-Üsküdar Kaymakamlığı

BAĞIMLILIKLA MÜCADELE STRATEJİSİ

PROJENİN BASAMAKLARI:

•Bağımlılık Danışma Birimleri

•Mobil Müdahale / Yardım Ekipleri

•Mahalle Çalışma Birimleri

•Görev Tamamlama Oyunu

•Tedavi ve Rehabilitasyon

BAĞIMLILIK DANIŞMA BİRİMLERİ

•Bağımlı olma riski taşıyan veya bağımlı olmuş birey ve ailelerine danışma ve destek hizmeti

•Projenin koordinasyon merkezi (diğer basamakları yönetim ve ilgili kurumlarla iletişim/kurulçalışmaları, sekreterya)

•Görev alanlar; Doktor, psikolog, psikolojik danışman, sosyal hizmet uzmanı, ofis elemanı

BİRİMİN GÖREVLERİ

•Hasta/hasta yakını görüşme kaydı oluşturma

•Bağımlı bireyi ve ailesini tedaviye ikna etme

•Motivasyonel görüşmeler

•Tedavi sürecini takip (randevu, arama)

•İlgili kurumlara yönlendirme, kurumlarla iletişim(AMATEM, BADEM, DANTE, TSM,YEDAM, Danışmanlık, Tedavi ve Rehabilitasyon merkezleri, Gençlik Yaşam Merkezi, ,SYDV,ASP, İŞKUR, MEM, GSM, DSM, Müftülük, Üsküdar Belediyesi Gençlik Merkezi…)

•Psikolojik danışmanlık görüşmeleri(Bireysel, Grup)

•Risk grubuna danışmanlık, rehberlik/ koruyucu çalışmalar

•Ev ziyaretleri gerçekleştirilerek, hastayı tedaviye ikna etmek.

•Bağımlılık Birimine 260 kişi başvurmuş olup bu 260 başvuru sadece bilgi almak için başvurankişi sayısını değil aile ile görüşme yaptıktan sonra ikna olup gelen hastaların sayısını daiçermektedir.

Narko Terör Raporu 16

www.grtc.org.tr

•Bu başvuruların 150’si aile başvurusu olup 110’nu kayıtlı hastaların kendisinin adınaaçılmıştır(Bu hastalar genelde ailelerinin isteği üzerine birimimize müracaat edenhastalardır).198 hasta ve hasta yakını ilgili kurumlara yönlendirilmiştir.

•260 başvurumuz içinde; 8 hastamızla 3er defa, 15 hastamızla 2şer defa, 6 hastamız ile beşer defapsikolojik danışmanlık görüşmesi yapılmıştır.

•12 kişi sadece bilgi alıp bir daha gelmemiştir.

•36 hastamızın telefonuna hatlarını iptal ettirdikleri için ulaşılamamaktadır.

Üsküdar Kaymakamlığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başlatılan "Çok Geç Olmadan" projesi kapsamında 19 devlet okulunda Değerler Eğitimi, Bağımlılık ve Ebeveyn Tutumları konulu seminerler verildi. Öğrenciler tespit edildi. Bunların içerisinde devamsızlığı olan, yetim-öksüz, davranış sorunu, bağımlılık riski taşıyan, maddi durumu düşük, sağlık sorunları olan, şiddet veya istismar eğilimi taşıyan vb. durumlardaki öğrenciler seçildi. Pilot okul olarak Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi seçildi. Öğrencinin risk durumuna göre eylem planı hazırlandı; MEB, ASPB, TSM, SYDV ile birlikte ev ziyareti gerçekleştirildi ve öğrencinin durumuna göre müdahale çalışmalarında bulunuldu. Okullardaki rehber öğretmenleriyle iletişime geçilerek 1212 dezavantajlı ve risk altında olduğu düşünülen öğrenci tespit edildi.

Bu veriler bize gösteriyor ki okullarda ciddi önlemler alınması gerekmektedir ve koruyucu önleyici çalışmaların yetersiz olduğu, dünyada kabul edilen okul-sosyal hizmetin ülkemizde başlatılma ihtiyacını doğurmaktadır.

ABD ve 60 civarı ülkede “School Social Work” ismiyle faaliyet gösteren Okul Sosyal Hizmetinin, Türk Milli Eğitim Sistemi içerisinde yer almasıyla, sosyal hizmet mesleğinin “koruyucu-önleyici”, “geliştirici-değiştirici”, “tedavi-rehabilite edici” rol ve fonksiyonlarının yanı sıra “izleme/takip” hizmetlerinin okul ortamlarında yaygınlaştırılması sağlanacaktır. Bu sayede, eğitim sistemi içerisinde ‘aile, okul, toplum’ işbirliğiyle çocuk odaklı uygulamalar hayata geçirilecek ve psiko-sosyal hizmetlerin daha güçlü bir ekiple verilmesi sağlanacaktır. Okul Sosyal Hizmetinin okullarda başlatılmasıyla eğitim sistemi içindeki çocukların, biyo-psiko-sosyal açılardan desteklenmesi, geliştirilmesi, korunması, iyileştirilmesi ve güvenli ortamlarda eğitilmesi hedeflenmektedir.

Narko Terör Raporu 17

www.grtc.org.tr

3-Düzce Valiliği

2015 yılından itibaren Sağlık Bakanlığı’na bağlı kurumlara bağımlılık yapıcı maddelerle mücadele de yetki verildi ve Halk Sağlığı İl Müdürlüğü olarak biz de 2015 yılından itibaren bunu devam ettirmekteyiz.

2017 Ocak ayı itibariyle daha sistemli ve uygulamaya yönelik çalışmaya başladık. Eylem planımızın daha somut ve ölçülebilir olmasına özen gösterdik. Sayın Valimiz başkanlığında yürütülen toplantılara ek olarak çalışma grupları oluşturduk ve çalışma gruplarından beklentileri madde bağımlılığı ile mücadelede güncel sorunların tespiti ve somut çözüm yollarının değerlendirilmesi olarak belirledik.

Bu doğrultuda Sağlık Bakanlığı’na bağlı görev yapan sosyal çalışmacı, hemşire, psikologların ve hekimlerin doğrudan konuyla alakalı görüşlerini bildirdiği "Tedavi Çalışma Grubu" toplantıları; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik Hizmetleri ve Spor Bakanlığı çalışanları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katılım sağladığı "Önleme ve Sosyal Uyum Çalışma Grupları" çalışmalarını sürdürmektedir. Çalışma gruplarının sorun alanları ve faaliyet planları Valimiz başkanlığında gerçekleştirilen koordinasyon kurul toplantısında gündeme alınmakta, tüm kurum ve ilgili sivil toplum kuruluşlarınca değerlendirilmekte, değiştirilmektedir. Her çalışma grubunun hizmet alanına göre koordinatör kurum bulunmakta olup; koordinatör kurum bu çalışmaları raporlayarak koordinasyon kuruluna bildirmekle sorumludur. Bu çalışmalara ek olarak "Teknik ve Danışma Kurulu’’ vardır. Sahada oluşturduğumuz eğitim, afişler, broşürler ile ilgili genel bir durum analizini takip etmekte ve yürütmektedir. Bu kurullarda Sağlık Bakanlığı birimleri ve diğer kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinden oluşturulmuştur. Hazırlanan program, eğitim modelleri, afiş ve broşürlerin yayımlanmadan veya kullanılmadan önce onaylandığı birimdir. Birim çalışmaların "Ulusal Eylem Planı" doğrultusunda yürütmektedir.

Bu doğrultuda Düzce Valiliği tarafından gerçekleştirilen özgün çalışmalar şunlardır.

-Bağımlılığı Önlemede Akran Eğitimi Projesi

İlk ayağı olan lise ve dengi okullarda yürütülen çalışma, 2015 yılında başlayıp 2016 yılında sonuç bildirisini yayınladı. Proje Başbakanlık Uyuşturucu ile Mücadele Üst Kurulunca iyi uygulama örneği olarak lanse etti. Projenin amaçları Ortaöğretim okullarında öğrenim gören 14-18 yaş öğrencileri madde bağımlılığı konusunda bilinçlendirmek üzere, akran eğitimi yapabilecek gönüllü gruplar oluşturmak, madde bağımlılığı konusunda farkındalık yaratmak ve madde bağımlılığına hayır diyebilme becerisi geliştirmektir. Programda yapılanlar aslında gençlerin birbirini eğitmesiydi. 3 lisede ideal öğrenciler belirlenerek gerçekleştirildi. Test ve ölçümlere ek olarak seçim ile etkin ve popüler olan gençler projeye dâhil edildi. Bu proje kapsamında eğitim alarak daha sonra kendi okullarında bu eğitimi vermeye başladılar. Bir haftalık bir eğitim programı kapsamında eğitim gördüler ve eğlenceli bir süreç geçirdiler. Araştırma sonuçlarında kamu sektörünü ilgilendiren bazı sonuçlara da ulaşıldı. 9. sınıftan 10. sınıfa

Narko Terör Raporu 18

www.grtc.org.tr

geçişte çok büyük bir risk gözlemlendi. 10. sınıfa maddeye bulaşmadan geçen gençlerin daha sonra maddeye bulaşma olasılıkları oldukça düşük seviyedeydi. Akran eğitimi ile karşılaştırıldığında bu oranın daha da düştüğü görünüyor. Düzce’de 3 tane endüstri meslek lisesi bulunmaktadır. Bunların en büyüğünde ayrı bir şekilde program uygulama talebinde bulunuldu. Düzce’de ki en büyük endüstri meslek lisesine şehrin birçok yerinden öğrenciler geliyor. Bazen de alışkanlıklar ile geliniyor ve okula yayılmaya başlıyor. Araştırma sonunda İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne tedbir amaçlı bir rapor sunulmuştur.

Araştırma ile görüldü ki biraz daha erken önleme ve okul-akran etkisinin etkin bir şekilde kullanılacağı çalışmaların gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle Düzce Valiliği finansörlüğünde 2017-2018 eğitim öğretim yılında sürecek proje başlatılmıştır. Bu projede 7. ve 8. sınıflarla ilgili olarak risk haritası çıkarttık. Bu projeyi 3 aşamalı olarak geliştirdik; velilere, öğretmenlere ve gençlere ayrı ayrı anket çalışması yapılarak riskli gençlere yönelik çalışmalar yapılıyor. İlimizde bir risk haritası oluşturulmuştur. 3616 çocuğa yapılan ankette görülüyor ki 281 bireyin riskli olduğunu gördük. Bu ilk aşamasıydı ve ikinci aşamasında rehber öğretmen eğitimi bulunmaktadır. 4 yıllık lisans eğitim süresi rehber öğretmenliği için madde kullanımını önleme ve tedavi sürecine destek verme konularında yeterli eğitimi verilmediği hepimizin malumudur. Buna yönelik proje kapsamında teorik ve süpervizörlük süreçlerini kapsayan eğitimler verilmesi planlanmıştır. Son aşamada sağlık yaşam kulübüyle de öğrencilere destek verilmektedir.

-Bağımlılık ile Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi

Düzce Üniversitesi’nde "Bağımlılık ile Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi" kurulmasına ilişkin resmi adımlar atıldı. Bugünkü koşullar değerlendirildiğinde ilk amaçlanan sahada çalışanlarını desteklemektir. Ailelere ve bireylere destek vermenin de planlandığı merkezin kuruluş çalışmalarına tüm hızıyla devam edilmektedir. Ayrıca yurt içi ve yurt dışındaki bilimsel çalışmalara katılmak, ulusal ve uluslararası kongre, konferans, sempozyum, seminer, panel, kurs ve benzeri bilimsel etkinlikler düzenlemek merkezin amaçları arasındadır.

-Yerel Medyaya Yönelik “Bağımlılık ile Mücadele Eğitimleri”

Sosyal sorunlarda medyanın etkisi büyüktür. Bağımlılıkla mücadelede iletişim stratejilerine uymak, etkin ve doğru yayın yapabilmek amacıyla yerel medya mensuplarına ve kamu kurumlarına eğitimler verilmeye başlandı. Yeşilay Genel Merkezinin katkıları ile uygulamalı bir eğitim düzenlendi.

Eğitim sonrasında izleme Düzce Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından sürdürülmektedir. İlgili müdürlük tarafından haberler raporlanarak İl Sağlık Müdürlüğü’ne bildirilmekte, haberler iletişim stratejilerine göre değerlendirilerek ilgili basın kuruluşuna geri bildirim verilmektedir.

Narko Terör Raporu 19

www.grtc.org.tr

-Görsel Materyal Çalışmaları

Tedavi çalışma grubu; tedavi konusunda bağımlılar ceza ile karşı karşıya kalmaktan korktukları için tedaviye başvurmaktan çekindikleri sorunu hakkında somut çalışmalar sürdürmektedirler. Ceza almaktan korkuyu azaltarak tedaviye başvuruyu arttırmak amacıyla karşı bir afiş oluşturuldu ve Düzce’nin en işlek caddelerine asılarak bu tedavi süresince cezanın değil de hayata bağlanmanın önemini vurgulaması amaçlandı.

-Profesyoneller için bağımlılık eğitimi programı

Sahada çalışan personellerin madde bağımlılığı ile mücadele ve danışmanlık becerileri hususunda teknik ve pratik bilgi eksikliği tespit edilmiştir. Bunu bağımlılık ile mücadelede bir engel olmaktan çıkarmak amacıyla profesyoneller için bağımlılık eğitimi programı oluşturduk. Sahada çalışan psikiyatrist, psikolog, sosyal çalışmacı, gençlik lideri, öğretmen, sosyologlardan oluşan 20 uzmanın İstanbul ilinde eğitim alması sağlanmıştır. Ayrıca bağımlılık ile mücadele kapsamında kurumların ve saha çalışanlarının iyi uygulama örneklerini görmesi, ve ihtiyaç tespitinde görüş oluşturmak amacıyla ilimize Üsküdar YEDAM davet edilmiş ve işleyişi hakkında bilgi alınması sağlanmıştır.

-Muhtarlara Yönelik Farkındalık Çalışmaları

Sahada yürüttükleri etkin çalışmalar göz önüne alınarak muhtarlara yönelik çalışmalar yürütülmüştür. Muhtarlara yönelik farkındalık seminerleri düzenlenmiştir. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, İl Halk Sağlığı Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü ve Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü katkıları ile düzenlenen seminerlerde muhtarlar ile kurulacak iş birliğinin arttırılması ve kamu kaynaklarından haberdar olmaları hedeflenmiştir. 286 köy ve mahalle muhtarı çalışmalara katılmış olup, eğitim programının tekrarlanması planlanmıştır.

Narko Terör Raporu 20

www.grtc.org.tr

-Kamu Kurumlarının Saha Çalışmalarında Aktif Rol Almasına yönelik yerel projeleringeliştirilmesi

İl Müftülüğü Riskli bölgelerde görev yapan din görevlilerinin sürece aktif katılımının sağlanması amacıyla 2 Mayıs 2017 Salı günü Düzce Valisi Sayın Zülkif DAĞLI Başkanlığında, Valilik toplantı salonunda madde bağımlılığı riski taşıyan köy ve mahallelerde (Aziziye Mah.,Karaca Mah., Çamköy Mah., Beyciler Mah., Çay Mah., Ağa Mah., Azmimilli Mah., Aydınpınar Köyü, Gölormanı Köyü) görevli imam hatip ve muezzin kayyımlarla bir toplantı yapıldı. Belirlenen 10 mahalle imam ve müezzinlerinin her ay toplantı düzenlenmesi, Kuran kursu ve 4-6 yaş kurslarının açılması hakkında çalışmaların yapılması, bölgelerindeki bağımlı bireylerin tedavileri için gerekli bilgilendirme ve yönlendirme çalışmalarının yapılması, bölgelerinde bağımlılığı önlemek amacıyla eğitim çalışmalarının yapılması kararları alındı.

Gençlik Hizmetleri ve Spor il Müdürlüğü İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan proje ile 5 mahallemizden 120 gencimize gençlik merkezinde değerler eğitimi verilmekte olup sonrasın da futbol maçı düzenlenmektedir.

-Yerel Sivil Toplum Kuruluşlarının Sürece Dahil Edilmesine Yönelik Projelerin Geliştirilmesi,

Aziziye Mahallesi Kalkındırma ve Yardımlaşma Derneği

Çalışmalarını Aziziye Mahallesi’nde Sokak temsilcileri tespit etmiş ve bunlarla mahallede bulunan madde bağımlısı gençlerin tespitine yönelik toplantılar yapmıştır. Bağımlı gençlerin uyuşturucu kullanmayan arkadaşları ile toplantı yapılmıştır. Madde Bağımlısı gençlerle onların güvenlerini kazanmaya yönelik yakın ilişkiler kurulmuştur. Madde bağımlısı gençlerin aileleri ile ev ziyaretleri yapılarak görüşülmüş, bağımlı genç hakkında bilgi sahibi olunmuştur. Madde bağımlısı olduğunu ailesinin bilmediği gençlerle arkadaşları vesilesi ile irtibat sağlanmıştır. Çalışmaların daha sistemli olabilmesi için sportif alanlar oluşturulmuştur. Var olan Aziziye Spor Kulübü aktif hale getirilerek amatör ligde tescil edilmiştir. Aziziye Spor Kulübü oyuncuları ile bu gençler tanıştırılmış, kaynaştırılmış ve beraber spor yapma imkânı sağlanmıştır. Madde bağımlısı üç gencin bağımlılıktan kurtularak Aziziye Spor oyuncusu olarak sahaya çıkması sağlanmıştır. Diğerlerine örnek sağlanmıştır. Yine idmanlara sporcu özelliği bulunan İmam Hatipler’in katılımı ile destek sağlanmıştır. Madde bağımlılarına yönelik kurulan spor kulübü İkinci Amatör’de namağlup şampiyon olmuştur. Bunun yerel basında da geniş yer bulmuş olması gençlerin kendilerine güvenlerini artırmıştır. Dernek binasında haftanın pazartesi ve perşembe akşamları sohbet toplantıları düzenlenmiştir. Sohbetler uyuşturucu ile mücadele ve gençlerin ahlaki durumlarını geliştirmeye yönelik planlanmıştır. Sohbetlere gençlerin özel durumları gözönüne alınarak alanında etkili ve uzman kişiler davet edilmiştir. İl Müftüsü başta olmak üzere il ve ilçe müftülük personelinden katılım sağlanmıştır. Bununla beraber Milli Eğitim personelinden de sohbetlere katılım sağlanmıştır. Ahlak derslerinin etkisi ile sahada sportif çalışmalar yapılırken tribünde de küfürsüz ortamlar oluşturulmuştur. Gençlerle Cuma sabahları kahvaltı buluşmaları yapılmıştır. İl Müftüsünün de katılım sağladığı buluşma saatleri dolu dolu geçirilmiştir. Haftanın diğer günlerinde gençlerle birliktelik sağlanmasına yönelik Aziziye Spor’un idmanlarına gençlerin katılımı sağlanmıştır. Mahallinde maddi destek sağlanarak futbol oynamasına ihtiyaç duyulan malzemeler temin edilmiştir.

Narko Terör Raporu 21

www.grtc.org.tr

Erdemliler Derneği

Çalışmalarımıza destek veren Sivil Toplum Kuruluşlarından olan Erdemliler Derneğinin Gençlik ve Spor Bakanlığınca ‘’Bir El Bin Genç ‘’ projesi kabul edilmiştir. . Proje tamamıyla gönüllüler üzerinden yürütülmektedir. Çilimli ilçemizde fark yaratan ve madde bağımlılığı ile mücadelede etkin rol oynayacak proje hayata geçirilmek üzeredir.

-Saha Uygulaması

Toplantılarda çok fazla sonuç çıkartamadığımız için sahaya inmenin en doğrusu olduğu düşünerek sahaya indik. Düzce’de Aziziye Mahallesi olmak üzere birçok mahallede dernekler kurduk. Burada bir genç, madde bağımlılığından öldüğünde ailesinin yanına gittiğimizde karşılaştığımız tablo ise bu çocuk öldü lakin bizim burada eksikliğimiz nelerdir diye sorgulayarak yola çıktık. Derneğimizde madde bağımlısı kardeşlerimiz var ve bunlara insan olduklarını hatırlatmaya başladık. Gençler derneğimize geldiklerinde çayları ve diğer ikramlarımızın hepsi ücretsiz olarak verilmektedir. Buna karşı dini dersler de ilave ettik, pazartesi ve perşembe akşamları. Ancak dini alt yapıları çok sağlam olmadığı için çok fayda etmediğini görerek taktik değiştirmeye yöneldik. Artık daha çok gençlerin ilgisini çeken sportif faaliyetlere yöneldik. Bu gençlerle amatör Aziziye Takımımızı kurduk. O yıl 2. Amatörde şampiyon olduk. Çocuklar ile beraber olmak en önemli faktördür. Programlara katılan imam ve öğretmenlere en büyük öğretimiz ise onlarla vakit geçirin ve onlarla birlikte bir şeyler yapın. Onlara gerçek manada değerli olduklarını gösterin diyoruz. Hatta bizim sahamızın hemen altında camimiz vardı, namaza çıkmadan önce vakit girmiş ise namazı kılıp sahaya çıkardık. Maçı 5-0 kazandık, gençlerimizden biri haftaya da namazı kılıp maça çıkalım hocam dediğinde onlara biz namaz kıldığımız için değil 1-2 ay antrenman yaptık bunun sonucunda kazandık dedim. İdmandan kastımız spor yapmak. Tabiki dini argümanlar önemli lakin dini alt yapısı olmayan çocuklara bunu anlatamıyorsunuz. Bu şekilde devam ettik ve 2. Amatörde şampiyon olduk. Ardından 1. Amatörde şampiyon olup süper amatöre çıktık. Çocuklara geziler düzenliyor ve onlarla birlikte projeler yazıyoruz. Burada tamamen önemli faktörler çocuklardır.

Benim amacım başta sadece 1 kişiydi, sonrasında Düzce Valisi Zülkif DAĞLI’nın desteğiyle gittikçe çoğaltmaya başladık. Şu an 30’a yakın örnek şahsiyet yanımızda bulunuyorlar. Bunun da çok büyük etkisi var. Düzce Valimiz ve Emniyet birimlerimiz tamamıyla bizle birlikte çalışıyorlar. Amacımız bir kişi dahi olsa onu kurtarmak. Bugün ilk oturumda arkadaşımız bahsetmişti dini konuları, hatta umreye göndermeyi, lakin bu çok istisnai bir durum. Bizim de gönderdiğimiz çocuklar oldu, umreye gidip gelip maddeye devam edenler de oldu. Bu da bizi ekonomik sıkıntıya soktu. Dini alt yapısı olmayan bir çocuğa bu ağır gelebiliyor veya anlamayabiliyor. Buna karşı bu ödenekleri farklı aktivitelerde kullanmak daha makuldür. Çocuklar çok duygusallar, onlarla yatıp kalkmak, onlarla gezmek çok daha önemli, siz onların cebine 10 lira koymazsanız torbacının 20 lira koyacağını biliyorlar. İstatistiklere göre her 20 dakikada bir çocuk buna bulaşıyor. Biz toplandıkça, konuştukça, bir çocuk daha buna bulaşıyor, onun için hemen sahaya inmemiz gerekiyor. İmamı müftüsü, öğretmeni, doktoru bunların hepsi sahaya inmeli ve bu çocuklarla karşılaşmalı ve dertlerini dinleyip yardımcı olmaya çalışmalıdır. Derneğimiz şimdi yeni bir proje üzerinde gezi ile ilgili. Çocuklarımıza gezilerde görevler veriyoruz, bu da onların hayatın bir parçası olmasına

Narko Terör Raporu 22

www.grtc.org.tr

yardımcı oluyor ve sorumluluk alma konusunda gelişmelerine yardımcı oluyor. Amatör ligde şampiyon olmadığımız zamanlarda fair play ödülü aldık. Seyircilerimizden hiç küfür etmeden tezahürat yaptıkları için. Seyirciler küfürden uzak durarak dini terimler ile bizi motive etmeye çalışıyorlardı. Teori ile pratik birbirine çok yakın değil, konuştuklarımızın dışında bunu çocuklarımız ile yaşamak arasında çok büyük farklar bulunmaktadır. Elbette akademisyenlerimizin yapmış oldukları bu çalışmalar çok değerli ancak buradan çıkan sonuçların sahaya uyarlanması gerekiyor, yoksa pek fazla önem arz etmemektedir. Küçümsemek niyetinde değil, tam aksine bunun bir çocuğa bile olsa etkisinin olup olmayacağına bakıp bir şeyler ekleyebiliriyiz diye söylüyorum.

Düzce Valiliği’ndeki çalışmalarımızda en önemli konu il genelinde bağımlılık mücadelesinde başta valimiz olmak üzere topyekün sahiplenme modelinin geliştirilmesidir. Bağımlılık ile mücadelede Düzce ilinde, elde edilen başarının temel nedenleri arasında saha çalışmalarında sadece kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileri değil,gönüllü vatandaşların, muhtarların, sivil toplum kuruluşlarının, amatör spor klüplerinin ve diğer saha paydaşlarının istekli ve aktif bir şekilde yer almasıdır. Ayrıca düzenlenen toplantılarda özellikle gönüllü çalışmalar ve katkılar için gündem oluşturulmakta, kamu kurumları ile gönüllü çalışmalar yapan birey ve kurumların işbirliği yapmasına olanak sağlanmaktadır.

Narko Terör Raporu 23

www.grtc.org.tr

4-Ayık Yaşamda Buluşalım Derneği (AYBUDER)– Aynur Karabulut

Bu, aslında bir damdan düşme hikâyesidir. Başarımızın sırrı da budur. Bir bağımlı karşısında iyileşmiş bir bağımlıyı gördüğünde bu işin olabileceğine dair inancı oluşuyor. İlk aşamada başaranlar nasıl yaptıysa onunda yapabileceği ona anlatılıyor. Farklı bir yerde de aileyi konuyla ilgili olarak bilgilendiriyoruz. Aile ve bağımlı, gelişime ve değişime açıksa onlarla iyileşme adına bir yolculuğa başlıyoruz. Bu konuda aile çok önemlidir. Çünkü bağımlılık ömür boyu sürecek bir hastalıktır. O yüzden bu yolculukta aile ile birlikte ilerliyoruz. Aile hastalığı tanımak, ona nasıl davranması gerektiğini öğrenmek ve kendi gelişimi ile ilgili mücadele ederken, bağımlı da zamanını 7 / 24 dernekte kalarak geçiriyor. Öncelikli hedef; ayıklık süresini yani hiçbir şey kullanmadan geçirdiği süreyi uzatmaktır. (Bu dönem bağımlı için en kritik dönemdir. )

Kaybettiği özgüvenini kazanması için zamana ihtiyaç duyduğu dönemdir. Sabah toplantı yaparak güne içsel bir disiplinle başlamalarını sağlıyoruz. Gün içerisinde rehberleri ile birlikte birebir sorunlarıyla ilgili görüşme yapılıyor. Gelişim filmleri, eğitim videoları ve kişisel gelişim kitaplarıyla hayata yeni bir bakış açısı kazanması noktasında destekleniyor. Daha sonra çeşitli rekreasyon çalışmaları ile yaşamın içine dahil ederek uyum sorunlarını çözüyoruz. Mesela; birlikte belki de hiç gitmediği tiyatroya gitmek, ilgisi olduğu alanda bir hobi çalışmasına yönlendirmek ( resim kursu, hat kursu vs. ), bir enstrümana yeteneği doğrultusunda yönlendirmek, belli bir süre geçtikten sonra eğitimi yarıda kaldıysa ona devam edebilmesi için kolaylık sağlanması, bir hayvan beslemesi vs. gibi uyum ve yeteneği öne çıkararak aslında madde olmadan da hayatın devam ettiğini kendilerine göstermiş oluyoruz. Bağımlı için en önemli şey; madde kullanmadan nasıl yaşayabileceğini öğrenmesi ve neden madde kullanmak istediği ile ilgili duyguların çözülmesidir.

Hastalığın seyri kişiden kişiye değişiklik gösterdiğinden kimisi için 3 ay bile onu çok daha özgür bir alana götürürken, kimisi için aylar yetersiz kalıyor. O yüzden en az 2 yıl dernekten veya bu tarz yaşam merkezlerinden asla kopmaması gerekiyor. Bu süreçte bağımlının unuttuğu bütün toplumsal yaşam egzersizleri kendisine tekrar öğretiliyor. Yatağını toplamasından tutun da girdiği tuvalette sifonu çekmeyi öğrenmesi sürecine kadar onun yanında 24 saat bir fiil rehberliğini yapıyoruz. Aynı zamanda rutin olarak pazar günleri yapılan gelişim ve değişim aile toplantılarına ailelerini mutlaka alıyoruz. Bunlar uygulandığı ve gereken emek verildiği sürece iyileşmede olumlu sonuçlar alıyoruz.

Bu çalışmalarla 4 yıl boyunca İstanbul’da sıfır kimyasalla hayata dönen en ağır iğne bağımlıları ile bir umut olduğunu bu metodun işe yaradığını duyurmaya çalıştık. Amacımız Türkiye’nin her yerinde böyle butik yaşam merkezleri oluşturmaktır. Çünkü hangi metodu uygularsanız uygulayın bir bağımlıyı sokağa bıraktığınızda takılabileceği kaliteli bir mekânı yoksa sudan çıkmış balık gibi olacaktır. Ne yapacağını,

Narko Terör Raporu 24

www.grtc.org.tr

nereye gideceğini bilmediği için ilk yoksunluğunda en iyi bildiği şeye; maddeye sığınacaktır. O yüzden Türkiye‘nin her yerinde çok acil olarak böyle yaşam merkezleri kurulmalıdır. Bağımlı bu merkezlerden ücretsiz faydalanmalıdır.

Aybuder olarak; 5 yılda en az 10.000 kişiye, telefon, yüz yüze görüşme, e-mail yoluyla ulaştık. En az 300 bağımlıya kalıcı hizmet verdik. 10 büyük üniversitede madde bağımlılığı ve iyileşme sürecini anlatmak için derslere katıldık. 10 farklı bölgede ve çeşitli illerde ailelere bilinçlendirme seminerleri düzenledik. Madde Bağımlılığı ve Sosyal Hizmet Uygulamaları eğitiminin 3. eğitim dönemini açtık. Şimdiye kadar en az 70 meslek elemanı ve alana ilgi duyan sağlık personeli, STK temsilcisi katılımcıya, alanda uzman akademisyenlerle birlikte eğitim verdik. Onlarca televizyon programına katıldık, belgesellerimiz çekildi, haberlere konu olduk, yazılı basında yer aldık ve bu şekilde milyonlara sesimizi duyurduk.

Gençlik ve Spor Bakanlığı destekli 3. projemizi imzaladık. İlk proje ile bu sistemin temelleri atılırken, 2. proje ile daha geniş çaplı çalışmalar yapılarak merkezi İstanbul’da olan derneğimizi Antalya’ya taşıyarak doğa ile iç içe bir yaşam merkezine dönüştük. Bağımlılar burada kendi domatesini, biberini, meyvesini yetiştirirken, kendi hayvanlarını besliyor. Hayatın içinde bir iyileşme modeline dâhil olarak yaşıyor. 2016 yılında Antalya Büyükşehir Belediyesi ile protokol imzalayarak ortak çalışmalar yapılmaya başlandı.

Narko Terör Raporu 25

www.grtc.org.tr

5-Hz. Ayşe İlim Ve Kültür Derneği – Enes Şimşek

Basmane ve civarında 7/24 ekibimizle tamamen gönüllü arkadaşlarımızla beraber uyuşturucuyla mücadelemiz devam ediyor. Madde kullanan gençler belli bir saatten sonra çıkıyor yani ekseriyetle gece çıkıyor maddeyi alıyorlar sabaha kadar dolaşıyorlar ve bu işin merkezi İzmir’de Basmane ve civarıdır. Bağımlılıkta sihirli sözcük, “bir kereden bir şey olmaz”’dır. Karşılaştığımız vakalarda ve bize müracaat eden kardeşlerimizden hep duyduğumuz sözcük bu bir kereden bir şey olmaz diyerek başlayan kardeşlerimiz birkaç seferden sonra artık kafam rahatlıyor inancına varıyor o kafam rahatlıyor inancı aslında onun bağımlı olduğunu gösteriyor.

STK’lar olarak mesai kavramı içerisinde bu işleri yapmamalıyız. Bir kardeşimizin kurtulmasını, onun uyuşturucuyu bırakmasını istiyorsak mesai kavramını STK’lar olarak bırakmak zorundayız. Biz, bu işin dini boyutundayız. Madde kullanan gençlerin kalbine Allah korkusu yerleştirmediğimiz sürece bu işin altından kalkacağımızı ben zannetmiyorum.

Sivil toplum kuruluşlarıyla, il müftülükleriyle, mahalledeki cami imamlarıyla, diğer STK’larla beraber bu çalışmalar yapılırsa güzel sonuçlar vereceğine inanıyorum. Derneğimizin yürütmüş olduğu faaliyetlerle onlarca genç uyuşturucu bağımlılığından kurtuldu. Bir kardeşimiz bonzai bağımlısıydı, bizle tanıştı ve bir manevi süreç içerisine girdi. Rehabilitasyon merkezindeki terapiler gibi manevi terapilerle bağımlılığından kurtuldu.

Derneğimizde sadece maneviyat esastır. Allah korkusunu kalbine yerleştirdikten sonra bu işin tamamen haram olduğunu eğer bu işe devam ederse Allah’ın bize ceza vereceği konusunda ikna ediyoruz. Derneğimizde tamamen manevi destek veriyoruz, Allah (c.c) korkusunu kalbine yerleştirmek ve bu tür işlerin haram olduğu, eğer bu işlere devam edilirse Allah (c.c)’ın muhakkak bize ceza vereceğinin bilincine gelmelerini sağlıyoruz.

Nitekim birçok örneği var ki; bağımlıların kimileri canıyla kimileri ise malıyla bedel ödüyor. Bundan 3 ay öncesinde Kadifekale’de bir torbacı, esnaf arkadaşlardan edindiğimiz bir bilgiye göre bir müşteri gelmiş ve elindeki tüm eşyaları satmış, uyuşturucuya ne verebilecek miktarda parası var ne de malı var. Uyuşturucu tezgâhına nikâhlı, 2 çocuk annesi, kendi eşini getirmiş. Biz ekseriyette bu tip arkadaşlarımızın kalplerine Allah korkusu yerleştirmeye ve manevi destek olmaya gayret ediyoruz. Bu tek bir seferde olmuyor birkaç sefer görüşmelerimiz oluyor yakın takiplerimiz oluyor. Bağımlı arkadaşlarımıza kriz geldiğinde sakin ol, abdest al, kendine gel, birlikte Kur’an okuyalım gibi öneriler yapıyoruz. Ama maddeden kurtulmak isteyen kardeşlerimiz o bilince varıp gerçekten bırakmak istiyorum demeliler.

Narko Terör Raporu 26

www.grtc.org.tr

6-Türkiye Hollanda Sağlık Vakfı -Dr.Kemal Aydın

Avrupa’da on seneye yakın buradaki bağımlı Müslüman çocuklar üstüne çalışma yaptım. Avrupa bu işe bizden çok önce başladı. Elli senelik bir geçmişleri var. Bu bir terör meselesidir, yani bir milleti bitirme meselesidir. Onun için her yaştan insana bu konuda sorumluluk düşmektedir. Hollanda’ya gittiğimizde şaşırdığımız bir konu vardı. Bağımlılık meselesini hiç ilaç vermeden manevi terapiyle çözüyorlardı. Bağımlı çocuğu ve ailesini alıp şehrin dışında geniş bir alanda rehabilite ediyorlar. Tavşanla, ceylanla, tavukla meşgul ederek terapi gerçekleştiriliyor. Bu tedavi şekli ise aslen bize aittir.

2002 yılında Dünya Sosyal Refah Zirvesi yapıldı. Rotterdam’da 3000-5000 kişilik katılımı olan bir toplantı yapıldı. Son gün geziler yapıldı, çiftlik bakım merkezlerine gittik. Burada koruyucu tedavi, önleyici tedavi ve rehabilitasyon yapılıyor. Çiftlik bakım evi köyde ve köylüler bağımlıları meşgul ederek tedavi ediyorlar. Ben Türkiye’den bir doktor olduğumu söyleyince 1000 yıllık bir tecrübeye sahip bir milletten geldiğimin farkındaydılar. Selçuklulardaki müzik, sanat ve manevi terapiyi şimdi onlar uyguluyorlardı. Biz ise şimdi bunlardan tamamen habersiz ilaç veriyoruz. Onlar bizim 1000 yıllık tecrübemizi masaya yatırmışlar, çiftlikler kurmuşlar, devletin tarım bakanı bu konuda da çalışıyor.

Çalışmalar bitti ve bu çalışmaları İsveç’ten model alarak yaptıklarını söylediler. Ama İsveç de Selçuklu ve Osmanlı’dan aldı. Örneğin darüşşifalar, bimarhaneler şifa merkezlerimizdi. Dediler ki bu iş bir sistem üzerine işler. Selçuklu ve Osmanlı’da bu sistem vardı. Isparta’da hastalara gül ektirilmiş, sulaması yaptırılmış.

Toplumun sağlığı; fiziksel, kültürel, ruhsal ve manevi sağlıktan oluşur. Biz hiç birini tam sağlayamadığımız gibi, ilaç tedavisini yoğunlaştırıyoruz. Manevi sağlık evrensel bir insan hakkıdır. Manevi sağlık uzmanlığı Türkiye’de çok basite indirgenmiş. Avrupa’da manevi sağlık uzmanı olmak için birçok alanda uzmanlaşmak gerekiyor. Tıp, ruh ve maneviyat birbirinden ayrılamaz bir bütündür.

Türkiye’de daha yeni bir protokol imzalandı; Aile Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı arasında. Biz bu kapıyı daha yeni açıyoruz. Ama batı bu konuda 16 ciltlik manevi bakım kitapları geliştirmiş. Bizde bilgi tam olmayınca tedavi de eksik kalıyor. Bu konuda İmam Hatipli bilim uzmanı olmak önem kazanıyor. İmam hatipli doktor, sosyal hizmet uzmanı, psikolog hem dini hem maneviyatı biliyor hem de tedavi ediyor. İmam Hatipli olduğum için Avrupa’da kraliyet ailesinin danışmanıydım. Din, tıp, antropoloji, psikoloji gibi farklı bilim dalları ekip olarak çalışırsa güzel sonuçlar alabiliriz.

Narko Terör Raporu 27

www.grtc.org.tr

IV-TESPİTLER VE ÖNERİLER

1-TESPİTLER

a-Türkiye, sentetik uyuşturucular vasıtasıylakimyasal bir terör saldırısı altındadır.Günümüzde uyuşturucu, asimetrik güçlere,terör örgütlerine finansman sağlayan ve birülkeyi içten çökerten bir unsur halinedönüşmüştür. Bu bakımdan ülkemiz, gençnüfusuyla bazı dış güçlerin hedefi haline gelmişgözükmektedir.

b-İstatistik olarak sağlam verilere çeşitli edenlerle ulaşamasak da uyuşturucu kullanımınınhızla arttığını, kullanım yaşının 10-11 yaşlarına kadar indiğini ve uyuşturucu kullanımınıntüm yerleşim birimlerinde görülmekte olduğunu gözlemleyebiliyoruz.

c-Pek çok konuda olduğu gibi uyuşturucu ile mücadele etme görevini üstlenen kurum vekuruluşlar arasındaki koordinasyonsuzluk dikkat çekmektedir. Bu durum emek, para vezaman israfına yol açmakta ve süregelen mücadeleyi akamete uğratmaktadır.

d-Uyuşturucu kullanımıyla aile yapısı arasında güçlü bir korelasyon mevcuttur. Boşanmış vebölünmüş ailelerde madde bağımlılığına çok daha sık rastlanmaktadır. Buna ilavetentoplumumuzda bireyselleşmenin artması, toplumsal dayanışma duygusunun azalması vemahallenin kontrol edici işlevinin ortadan kalkması, insanları yalnızlaştırmakta vetoplumsal aidiyetin verdiği güven yerini kalabalıklara arasında hissedilen yalnızlığınkahredici acziyetine bırakmaktadır.

e-Sosyal, ekonomik ve etnik açıdan dışlanmış ve ayrımcılığa maruz kalmış toplumsalkesimlerde uyuşturucu özellikle esrar kullanımı, sıradan hale gelmiştir. Öyle ki çoğumetropollerde kentin dış halkaları istenmeyen insanların barındığı mekânlar halinedönüşmüştür. Suç ve çöküntü merkezleri olarak görülen bu mahalleler, içine girilemeyengettolar olarak toplumsal bütünleşme ve uyumun tesise edilemediği, asayişinsağlanamadığı ve kamu denetiminin nüfuz edemediği güvensiz bölgeler olarak kalmayamahkûm edilmişlerdir.

f-Kanser tedavisinde ve psikolojik rehabilitasyonda kullanılan ilaçlara eczanelerden kolaycaerişilmektedir. Bu ilaçlar uyuşturucu bağımlıları tarafından farklı amaçlarla kullanılmaktave bu tedariki sağlayan kirli bir ilaç ticareti ülkemizin ekonomisini berhava ederken öteyandan uyuşturucuyla mücadeleyi akamete uğratmaktadır.

Narko Terör Raporu 28

www.grtc.org.tr

g-AMATEM’in teknik ve kapasite yetersizliği dikkate alındığında görülmektedir ki, bukurumda tedavi olanlar tedavi süresini kısa bulmakta, bu nedenle yeniden uyuşturucuyabaşlama ihtimali ve oranı artmaktadır. Ayrıca kuruma tedavi amaçlı olarak müracaatedenler toplum tarafından stigmatize edilmekte ve AMATEMlere şifa bulmak içingidenler, deli hastanesine giden akıl hastaları gibi algılanmaktadırlar.

h-Bazı semtlerdeki çarpık yapılaşma/kentleşme, dar sokaklar ve birbiri ile bağlantılıikametler, uyuşturucu madde kullanım ve satışını mümkün kılmakta, şüphelilerin kaçarakdelillerin karartılmasını kolaylaştırmakta, sokak tabelalarının ve ikametlerin numarataşlarının olmayışı ve MERNİS adreslerinin güncellenmemesi polisiye çalışmalara sektevurmaktadır. Bununla birlikte nüfuz edilemeyen bu mekânlarda uyuşturucu baronları veşebekeleri daha örgütlü, birbirinden haberdar ve güçlü bir iletişim ağına sahip aktörlerolarak güç devşirmektedirler.

i-18 yaşını doldurmuş bağımlı çocukların tedavisi konusunda, kendi istekleri ile tedavi altınaalınma ve sağlık kuruluşuna başvurma yönteminin esas alınmasının ailelere sıkıntı yarattığıgörülmektedir. Zira bağımlıların birçoğu bağımlı olduklarını kabul etmemekte vedolayısıyla bir çözüm arayışı içerisinde bulunmamaktadırlar. Burada önemli olan,patolojik durumunu kabullenmeyen hastaların tedavi sürecine yönlenmesini sağlayacaktedbirler ve mekanizmalar geliştirmek olmalıdır.

j-Haklarında yapılan adli işlemler, eğitim düzeylerinin yetersizliği ve insanlarla iletişimkurmakta yaşadıkları problemler sebebiyle madde bağımlılarının iş imkânlarısınırlanmakta, istihdam alanları daraltılmakta ve bağımlıların hayata kazandırılmasıhususunda işveren gerekli desteği sağlama hususunda işbirliğinden kaçınmaktadır. Öyle kimaaşları başka kurumlarca karşılansa bile işverenler şahsi ve kurumsal prestij kaygılarınedeniyle bir bağımlının işyerine iltisakını kabul etmekte zorlanmaktadırlar.

k-Suça karışmış uyuşturucu bağımlılarını hayata kazandırmak için bir tedbir olarakuygulanan ‘denetimli serbestlik’ müessesesi de kendi içindeki yapısal problemlerindendolayı çözüm üretmekten uzak kalmaktadır. Öncelikle denetimli serbestlik kurumununkendine tahsis edilmiş bir bütçesi ve döner sermayesi bulunmamaktadır. Bu bağlamdauyuşturucuyla mücadele politikasının başarıya ulaşması için yerele geniş imkânlarsunulmalı, yerel idareciler karar alma mekanizmalarına dâhil edilmeli ve yerelden merkezekurumsal koordinasyon sekteye uğratılmaksızın zincirleme tedarik edilmelidir. Bu sayedeeğitim ve istihdam sorunları daha sağlıklı bir biçimde ve kolayca çözümlenebilecektir.

Narko Terör Raporu 29

www.grtc.org.tr

2-ÖNERİLER

a.Uyuşturucu sorunu, öncelikle devletimiz tarafındanülkemize kimyasal terör saldırısı olarak adlandırılmave uyuşturucuyla mücadele bir devlet politikası halinegetirilmelidir. Bunun için de ilgili kurumlarınmutabakatıyla bir ‘uyuşturucuyla mücadele eylemplanı’ hazırlanması, devletlerin uyuşturucu üzerindenkurguladığı kumpasların istihbari ve operasyonelboyutlarının toplumla paylaşılması, maddebağımlılığıyla ilgili toplumsal farkındalığın artırılmasıve problemin ülke gündeminde daha fazla görünür hale

gelmesi gerekmektedir. Çocukları ve gençleri uyuşturucu kullanmaya özendiren her türlü ortam,reklam ve pazarlama tarz ve araçları şiddetle yasaklanmalıdır.

b.Uyuşturucuyla mücadelede başarı sağlanabilmesi için bu konuda teşekkül etmiş tüm kurum vekuruluşların koordinasyon içinde, birbirleriyle diyalog köprüleri kurarak ve örgütlü olarakçalışması gerekmektedir. Bu sayede mücadele sürecinde emek ve para israfı önlenmiş olacaktır.Devlet tarafından gerek kendi kurumları arasında gerekse STK’lar ile kurumlar arasındakoordinasyonu ve bilgi ve tecrübe aktarımını sağlayacak bir yapı/kurum/bakanlık kurulmalıdır.Uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadelede devletin ilgili kurumlarıyla beraber sivil toplumkuruluşlarının ve gönüllü derneklerin daha aktif rol ve inisiyatif üstlenmesi zorunluluk halinegelmiştir. Zira herkes ve her kurum bu mücadele rol oynamakla beraber, kimse bir diğerinin neyaptığını bilmeden hareket etmektedir.

c.Madde bağımlılığıyla mücadelenin safhaları olarak en başta önleyici, daha sonra koruyucu ve enson olarak rehabilite edici tedbirlerin alınması elzemdir. Bu tedbirlerin alınmasında emniyetbirimlerinin psikolog ve sosyologların desteğini alarak çalışması büyük faydalar sağlayacaktır.Zira gençleri ve ebeveynleri bilinçlendirmek için hazırlanan broşürler, psikolog ve sosyologdenetiminden geçmez ve il uyuşturucu koordinasyon kurulu onayı almazsa bilakis özendirici veteşvik edici unsurlar haline gelebilirler. Bu bağlamda narko timlerin farklı toplum kesimleriyletemasa geçerek toplum destekli projeler çerçevesinde bir mücadele eylem planı geliştirmesi,gerçekçi bir çözüm için kaçınılmaz bir önceliktir.

d.Uyuşturucuyla mücadelede başarının diğer bir şartı, madde bağımlılığıyla ilgili tüm örnek olay,veri ve istatistiklerin ortak bir havuzda toplanması gerekmektedir. Zira birbirinden bağımsız gibigörünen ve farklı mekân ve zamanda gerçekleşen uyuşturucu kullanımı kaynaklı kriminal ve adlivakalarda pek çok ortak yön ve ortak çözüm önerisi bulunabilir.

Narko Terör Raporu 30

www.grtc.org.tr

e.Yardım talebinde bulunan bağımlı aileleri, tedavi merkezlerinde yaşanan yatak sıkıntısındandolayı çocuklarına gerekli tedavinin sağlanmamasından duydukları sıkıntıları dilegetirmektedirler. Bu kapsamda özellikle AMATEM (Alkol ve Madde Bağımlılığı TedaviMerkezi) ve benzeri tedavi merkezlerinin yatak kapasitesinin, rehabilitasyon merkezi sayılarınınarttırılarak sadece uyuşturucu bağımlılarının tedavi edileceği sağlık merkezi, üniversite/şehirhastanelerinin kurulması gerekmektedir. AMATEM’in yetersizliğine karşı kamu-özelinisiyatifiyle rehabilitasyon merkezlerinin açılmasına ve bağımlıları toplumsal hayata entegreedecek kurumların ihdasına imkan tanınmalıdır.

f.Uyuşturucu bağımlılarını hayata kazandırmak, onları tekrar topluma entegre etmek, onların suçişlemesine mani olmak ve tedavilerinin akabinde yeniden uyuşturucu tuzağına düşmesiniengellemek gibi amaçlarımız varsa muhakkak bu bağımlılara pozitif ayrımcılık uygulamakgerekmektedir. Örneğin; bağımlılık merkezlerinde tedavi olup taburcu edilen kişiler, özel eğitimetabi tutulmak suretiyle sosyal hizmet uzmanı personeli olarak yetiştirilmeli ve devlet tarafındanözel olarak istihdam edilmelidir. Bu yolla bağımlılıkla mücadelede hem bağımlıların isabetli biralanda istihdamı sağlanmış olur ve hem de bu kişilerin tecrübelerinden sahada yol gösterici eşsizbir yol gösterici unsurlar olarak faydalanabilir. Buna ilaveten bağımlılara özel mesleki eğitimkurslarının açılması, bağımlıları toplumla buluşturacak projelerin geliştirilmesi ve başarıhikâyelerinin paylaşıldığı grup terapilerinin sağlanması bu mücadelede kurbanları özendiriciönlemler olarak sıralanabilir.

g.Günümüzde çok revaçta olan kentsel dönüşüm çalışmaları yapılırken, özellikle uyuşturucuaçısından risk teşkil eden sorunlu mahalleler, bölgeler, metruk binalar ve benzeri yerlerin büyükbir hızla ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bu konu yerelde belediyelerimizin ve makro plandaÇevre ve Şehircilik Bakanlığının görev kapsamında yer almaktadır. Bu konu asayişin sağlanması,suç işlenmişse faillerin ivedilikle yakalanması ve yeni kriminal vakalara fırsat verilmemesiaçısından ehemmiyet kesp etmektedir.

h.Riskli görülen mahallelerde gençlerin vakitlerini doğru değerlendirebilecekleri, etkinlikyapabilecekleri merkezlerin ve rekreasyon alanlarının oluşturulması faydalı olacaktır. Bukapsamda oluşturulacak merkezlerin her mahallede açılması mümkün değil ise pilot bir mahalleoluşturulup etkinliğin faydaları görüldükten sonra yaygınlaştırılmasının sağlanmasıgerekmektedir. Zira bu tür merkezler bağımlılara alternatif hayat önerileri, örnek alınabilecek rolmodeller, iletişim kurulacak yeni köprü ve mekanizmalar sunmaktadır. Bu konuda en başarılıalanlardan birisi olarak spor kulüpleri ve sportif faaliyetler görülmektedir. Çeşitli sanat, müzik,hobi ve el zanaatları da bu merkezler de kendine yer bulabilir.

Narko Terör Raporu 31

www.grtc.org.tr

i.Okul sosyal hizmetler birimi acilen kurulmalı ve uygulamaya geçirilmelidir. Bu kurum sayesindepsikolojik danışmanlık ve rehberlik (PDR) uzmanları, öğrenciler ile yakın iletişime geçmeli,ebeveyn-öğrenci-toplum arasında köprü olabilmeli ve öğrencileri kötü alışkanlıklara bağımlıolmaktan uzaklaştırmalıdır. Zira öğrenciyle kurulacak profesyonel iletişim sayesinde çocuğunihtiyaç duyduğu desteğin ekonomik, psikolojik ya da sosyal nitelikleri özgün bir biçimde teşhisedilebilir. Gelinen noktada, okullardaki artan sorunların çözümüne katkı sağlamak, çocuklarımızıtüm tehlikelere karşı korumak ve çocuklarımızın yüksek yararını sağlamak için Milli EğitimBakanlığımızın (MEB) ihdas etmiş olduğu Sosyal Çalışmacı (Sosyal Hizmet Uzmanı) alımlarınıyaparak okul sosyal hizmetini başlatması, madde bağımlılığıyla mücadelede de çok önemli birfayda sağlayacaktır.

j.Uyuşturucu ile mücadele kanunu güncellenmeli veya bir yeni kanun çıkartılmalı, arz ve talep ilemücadele, önleme amaçlı mücadele, tedavi ve rehabilitasyon konularında yerel yönetimlere,üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarına mücadele sürecine ilişkin zorunlu görevler veyükümlülükler getirilmelidir. Güncel ihtiyaçlara cevap verecek yeni bir kanuni düzenlemeyeduyulan ihtiyaç, ilgili tüm kurum ve kuruluşlar tarafından ısrarla dile getirilmektedir ve buna bağlıolarak koruyucu ve önleyici önlemler üzerinden gerekli müdahale yerinde ve zamanındayapılabilir

62 görüntüleme

Copyright © 2015 - 2019 GRTC. All Rights Reserved. Kuruluşumuz Milli İrade Platformu üyesidir.